12 Haziran 2012 Salı

Hayvanlar Deprem Olacağını Nasıl Biliyor?

İstanbul- Araştırmacılar, 2009 yılında İtalya'nın L'Aquila kentini vuran depremden birkaç gün önce yakınlardaki bir gölde yaşayan kurbağa sürüsünün topluca göç etmesi ardından konuyu mercek altına aldı.

Hayvan davranışlarını daha yakından takip ederek depremleri önceden tahmin etmenin mümkün olup olmadığını sorguluyorlar.

Journal of Environmental Research and Public Health (Çevre Araştırması ve Kamu Sağlığı Dergisi) adlı bilimsel yayında ayrıntıları yer alan araştırmada, basınç altındaki kayaların saldığı parçacıkların yüzeydeki su birikintilerinde yol açtığı kimyasal reaksiyon zinciri anlatılıyor.

Su kenarında ya da içinde yaşayan hayvanların, sudaki kimyasal değişikliklere son derece hassas olduğu bilinen bir gerçek.

Bu tip hayvanlar, kaya kütleleri en nihayet yerinden oynayarak depreme yol açmadan önce, sarsıntının gelişini sudaki değişimden hissediyor olabilir.

L'Aquila depremindeki kurbağa sürüsünün yanısıra, büyük bir yer sarsıntısından önce tanık olunan tuhaf hayvan davranışlarına başka örnekler de var.


Yılanların uyanışı

Sürüngenlerin, suda ve karada yaşayan yüzergezerlerin veya balıkların büyük bir deprem öncesinde garip davranışlar sergilediği bilgisi birçok ülkede yaygın biçimde dile getiriliyor.

Örneğin, 1975 yılında Çin'in Haicheng kentinde meydana gelen depremden yaklaşık bir ay önce, yılanların topluca yuvalarından çıkmaya başladığı görülmüştü.
Bu yıkıcı depremin Haicheng'i kış aylarında vurduğu düşünülecek olursa, yılanların kış uykusunu yarıda kesip kendilerini dondurucu soğuğun ortasına atması neredeyse intiharla eş anlama geliyor.

Kış uykusundan uyanan sürügenler, topluca göçen yüzergezerler ya da yüzeye çıkan derin su balıkları gibi daha çok sayıda benzer anekdot var.

Ancak büyük çaplı depremler çok nadir gerçekleşen bir durum olduğu için, önceden doğada yaşanan olayları bilimsel bir gözle incelemek neredeyse imkansız gibi.
İtalya'nın L'Aquila kentindeki kurbağalar, işte bu noktada istisnai bir konumda.

İngiltere'nin Open University (Açık Öğretim Fakültesi) biyoloji bölümünde okuyan Rachel Grant, L'Aquila'daki kurbağaları yazdığı doktora tezi için şans eseri inceleme altına almıştı.

Grant, ''Depremden önce üç gün içerisinde göldeki 96 kurbağadan geriye bir tanesinin bile kalmadığını gördüm, gerçekten çok şaşırtıcıydı.'' diyor.

Bunun üzerine Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, Rachel Grant ile temasa geçerek araştırmaya dahil oluyor.


Kimyasal reaksiyon
Aşırı basınç altındaki kaya kütlelerinin kimyasal değişimini inceleyen NASA, L'Aquila'daki kurbağaların topluca göç edişinin bununla bir bağlantısı olup olmadığını gölün su numunelerini tahlil ederek araştırdı.

Labrotuvar testleri, kaya katmanlarının yüzeydeki su birikintilerinin kimyasını değiştirebildiğini ve bu durumun suda yaşayan canlılarda olağandışı davranışlar tetikleyebileceğini gösterdi.

NASA'da çalışan jeofizikçi Friedmann Freund, tektonik tabakaların yol açtığı türden muazzam bir basınç altında kalan kayaların, deprem öncesinde çevrelerine elektrik yüklü parçacıklar saldığını kanıtladıklarını söylüyor.

Yüzeye kadar çıkan bu parçacıklar hava veya su ile karşılaşınca reaksiyona girerek yeni moleküllerin oluşumuna neden oluyor. Örneğin suya karışınca ortaya hidrojen peroksit çıkabiliyor.

Kimyasal değişimin göl suyundaki organik çökeltiyi etkileyerek suda yaşayan hayvanlara karşı zehirli maddelerin oluşumunu tetiklediği düşünülüyor.

Fakat araştırmacılar, çok karmaşık bir mekanizmanın işlediği kanısında ve henüz kesin bir teoriye varmadan önce daha çok sayıda bilimsel teste ihtiyaç duyulduğunun altını çiziyorlar.

Korkunca Daha İyi Koku Alıyoruz


  Sonuçları Chemosensory Perception dergisinde yayımlanan araştırmada, deneklerde nötr ve olumsuz sinyaller veren kokular kullanıldı. Deneklerin beyin aktivitelerini manyetik rezonans yardımıyla kaydeden bilim adamları, ayrıca deneklerin deri iletkenliğini ölçtü.
Korkuyla koku alma arasında doğru orantı tespit eden bilim adamları, korku arttıkça, özellikle olumsuzluk yansıtan kokuların algılanmasının keskinleştiğini gördü. Bilim adamları, korkuyla beynin algılama ve hissetme bölümleri arasındaki işleyişin hızlandığını da tespit etti.

Kaynak: http://www.eglencelifen.com/

9 Haziran 2012 Cumartesi

Türkçe Olimpiyatları

Türkçe Olimpiyatları 'nda çok beğendim birini paylaşmak istiyorum. Bence kesinlikle izleyin:)

Venüs'ün Geçişi

Milyonlarca insan bir daha göremeyecekleri bir olaya tanık olmak için bu anı kaçırmadı. Ben de o kadar ilgimi çekmesine rağmen o saatte uyanamadım:)
Dünya’mızla neredeyse aynı büyüklükte olan Venüs, bu sebeple bazı gök bilimciler tarafından “Mavi Bilye’nin ikizi” olarak da adlandırılıyor. Ancak yüzeyinin aşırı derecede sıcak olması, Venüs’te yaşamı olanaksız kılıyor. Venüs, 100 yılı aşkın araya Dünya ile Güneş arasından geçiyor.
Bu geçişten bir kaç fotoğraf paylaşmak istiyorum.

Anı Yakalanmış Fotoğraflar

Teknoloji her alanda hızla gelişiyor. Gözlerimizin bile farkedemediği anlar fotoğraf makineleriyle yakalanabiliyor. Yüksek hızlarda çekilmiş bir kaç fotoğrafı paylaşmak istiyorum.

5 Haziran 2012 Salı

Yüzyılın En Önemli Gök Olaylarından Biri

Venüs gezegeni 6 Haziran'da güneşin önünden geçecek.

Venüs gezegeni 6 Haziran'da güneşin önünden geçecek. Türkiye'den de görülecek gök olayı, 105 yıl sonra tekrar gerçekleşecek. Venüs geçişi toplam 6 saat 40 dakika kadar sürecek. Türkiye'den geçişin tamamı izlenemeyecek. Geçiş esnasında güneş ufka yakın olduğundan gözlem yapmak daha kolay olacak. Güneş'i olabildiğince erken görebilmek için gözlem yeri olarak doğu ufkunun açık olduğu bir yer seçmek gerekecek.
Venüs 6 Haziran sabahı saat 07.31'de Güneş'in önünden çekilmeye başlayacak. Geçişin en ilginç aşaması Venüs'ün Güneş'in önünden çekilmeye başladığı aşama olacak. Saat 07.30 civarı Güneş kenarından küçük bir 'ısırık alınmış' gibi görünecek. Teleskoplu gözlemciler bu aşamayı daha iyi görebilecek. Venüs geçişini izleyebilmek için özel bir filtre kullanmak gerekiyor. Güneş'in parlaklığı nedeniyle Venüs'ü çıplak gözle görmek mümkün olmayacak. Güneş'e anlık olarak bakmanın bile gözlere zarar verebileceği uyarısında bulunan uzmanlar, fotoğraf, röntgen filmi, isli cam kullanarak veya gerekli önlemleri almadan teleskop ve dürbün gibi gözlem araçlarıyla Güneş'e bakmanın güvenli olmadığını belirtiyor. TÜBİTAK, Venüs'ün Güneş ile dansının güvenli bir şekilde izlenebilmesi için özel üretilen 250 bin gözlük hediye ediyor. Gözlükler TÜBİTAK Bilim Çocuk Bilim ve Teknik dergisiyle birlikte okurlara ücretsiz olarak veriyor. Ayrıca, Venüs geçişinin izlenebilmesi için düzenlenecek etkinliklere de talep üzerine gözlük verilecek.